- Kahraman Tazeoğlu Fun Club -

'Fun Club ve Birlikler' forumunda -JоphiєL- tarafından 4 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu

  1. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Öncelikle Fun Club'ımıza Hoşgeldiniz :p
    Üye olmadan çıkmayınız :rüya:t:
    Fun Club Açılış Amacı:
    Kahraman Tazeoğlu şiirlerini,eserlerini başkalarına da sevdirmek :p


    - Kahraman Tazeoğlu Fun Club -

    [​IMG]

    -Kahraman Tazeoğlu Biyografi-

    Ay’a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos’unda doğdu. İstanbul’un çileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü.

    Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca “korkuyla” tanıştı.

    Ailesi İstanbul’un mutena semtlerinden Fenerbahçe’ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya basladı. 6 yasinda ilk kez bir maça gitti ve en sevdigi Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (Bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu.

    Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı.

    Arkadaşları teneffüslerde çesitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”...

    İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü siirle daha tanışmamıştı.

    12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı...

    Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli’ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komsunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiir de neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı.

    Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasiyla sona erecekti.

    Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç Kahraman’dı...

    Çocukluğundan beri özendigi spikerlik hayali daha da derinleserek artmaya baslamisti. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman’ı radyocu yapacaktı.

    Derken; günlerden bir gün, Türkiye’de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “Gecenin Serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafindan programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM’de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu baska radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.

    Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Kahraman Tazeoğlu’nun “Seni İçimden Terk Ediyorum” “Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi” adli iki şiir kitabı var. Bu kitaplara bir de “Araz” adlı bir romanını ekledi. “Mavi Ada Mektupları” ve “Tutsak Mektuplar” adli iki derlemesini de listeye ekleyerek 5 kitaba ulaştığını söylersek geriye sadece asağıdaki notu düşmek kalır...
    Not: Ablası artık şiir yazmıyor.

    -Kahraman Tazeoğlu Resimleri-

    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]

    Kurucu;
    *єѕмєя вeLa

    Üyeler;
    1.ლ яєѕιtαℓ
    2.»YaraĻı♥KaĻP«
    3.P0ĿΣMICK
    4.RÜZGAR
    5.AFİLİ
    6.Oscar
    7.Katre
    8..SuяLч.
    9.*λямin*
    10.SεĿ¡И
    11.Almi.
    12. Burçak.
    13. sheriff
    14. mabeL
    15. Feronia
    16. Tuna.
    17. Sarı Kulaklık
     
  2. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    -Kahraman Tazeoğlu Eserleri-

    Seni İçimden Terk Ediyorum
    Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi
    Mavi Ada Mektupları
    Tutsak Mektuplar
    Araz
    Susacak Var
    Mavi Ev
    Beni Susarken Bölme
    Başka
    Eyvallah
    Kayıp Yüzyılın Prensesi

     
  3. ☆ RєsiтαL ☆

    ☆ RєsiтαL ☆ Active Member

    Katılım:
    3 Mayıs 2011
    Mesaj:
    13,639
    Ödül Puanları:
    36
    Benide Eklermisin?
     
  4. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    "Seni İçimden Terkediyorum" Kitabı;

    [​IMG]
    Kitabın Yazarı : Kahraman Tazeoğlu
    Kitabın Yayınevi : Yediharf Yayıncılık
    Basım Tarihi : Kasım 2003

    Seni İçimden Terk Ediyorum Açıklama

    Siz hiç başkasını öldürerek intihar ettiniz mi?
    Hemen yarın birini sevin; çok sevin.
    Onu canınızın öbür tarafı yapın.
    Mesela, sevdiğiniz geceye ağladığında
    Karanlık üstünüze yapışacak olsun ıslak ıslak.
    İki kişilik doyun acıktığınızda...
    Ve bir zaman sonra içinizdeki "o",
    Size acı vermeye başlasın ve ne zaman
    Onu içinizden söküp atmak için
    Bir hamle yapsanız, kendinizi parçalıyormuş gibi olun.
    Daha sonra yenilin ve canınızın öbür yarısı olan
    Bu varlığı, içinizde öldürmeye karar verin.
    Şunu da sakın unutmayın,
    Onu öldürmek kendinizi de öldürmeniz demektir.


    İnsanın kendisini öldürmesine intihar diyorlar.
    Ama siz bunu, onu öldürmek adına yapın ve
    "Seni intihar ettim" diye haykırın...
    O zaman hem katil, hem ceset, hem de şair olur,
    "Seni içimden terk ediyorum" adlı bir kitap yazarsınız.
    (Arka Kapak)
     
  5. »YaraĻı♥KaĻP«

    »YaraĻı♥KaĻP« <i><b><font face="Arial">Dünyanın neresnde olursn

    Katılım:
    28 Temmuz 2011
    Mesaj:
    526
    Ödül Puanları:
    0
    [​IMG]




    [​IMG]






    Kahraman Tazeoğlu Biyografi;


    Ay’a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos’unda doğdu. İstanbul’un çileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü.


    Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca “korkuyla” tanıştı.


    Ailesi İstanbul’un mutena semtlerinden Fenerbahçe’ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya basladı. 6 yasinda ilk kez bir maça gitti ve en sevdigi Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (Bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu.


    Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı.


    Arkadaşları teneffüslerde çesitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”...


    İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü siirle daha tanışmamıştı.


    12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı...


    Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli’ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komsunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiir de neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı.


    Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasiyla sona erecekti.


    Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç Kahraman’dı...


    Çocukluğundan beri özendigi spikerlik hayali daha da derinleserek artmaya baslamisti. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman’ı radyocu yapacaktı.


    Derken; günlerden bir gün, Türkiye’de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “Gecenin Serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafindan programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM’de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu baska radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.


    Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Kahraman Tazeoğlu’nun “Seni İçimden Terk Ediyorum” “Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi” adli iki şiir kitabı var. Bu kitaplara bir de “Araz” adlı bir romanını ekledi. “Mavi Ada Mektupları” ve “Tutsak Mektuplar” adli iki derlemesini de listeye ekleyerek 5 kitaba ulaştığını söylersek geriye sadece asağıdaki notu düşmek kalır...


    Not: Ablası artık şiir yazmıyor.


    *Seni İçimden Terk Ediyorum(Şiir)2001yedi harf Yayıncılık



    [​IMG]



    siz hiç başkasını öldürerek intihar ettiniz mi?
    hemen yarın birini sevin; çok sevin.
    onu canınızın öbür tarafı yapın.
    mesela, sevdiğiniz geceye ağladığında karanlık üstünüze
    yapışacak olsun ıslak ıslak.
    iki kişilik doyun acıktığınızda..
    ve bir zaman sonra içinizdeki "o",
    size acı vermeye başlasın ve ne zaman
    onu içinizden söküp atmak için
    bir hamle yapsanız, kendinizi parçalıyormuş gibi olun.
    daha sonra yenilin ve canınızın öbür yarısı olan
    bu varlığı, içinizde öldürmeye karar verin.
    şunu da sakın unutmayın,
    onu öldürmek kendinizi de öldürmeniz demektir



    Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi(Şiir)2002 Birey Yayıncılık



    [​IMG]



    Ben hiç mutluluktan, delirmedim ama delirmekten mutluyum.
    Herkes bana acıyor, asıl şizofrenin kendileri olduğunu bilmeden
    Biliyorum çok cirkinim. Kentin içine girsem beni dışarı kusar.
    Oysa ben iç kanamalı bir hastayım ve kendime gölgesiz bir akşamüstü arıyorum.
    Sürgün yanlarımdan vurgun yemek hoşuma gidiyor. Her gece ölü bir kıza mektuplar yazıyorum. Fırtına yüklü gemileri kanımda yüzdürüyorum.




    Mavi Ada Mektupları(Mektup)2002 Birey Yayıncılık



    [​IMG]



    Ne oldu? Süngürler mi şahlanıyor şimdi? Anlamını lügatte ararken savaşın, cephede yankılanan butoy ses senin mi? Kibrit kutularında uyuyor gıcırtısından ürperen düşlerin. Vuslatın birinde üflemek için. Küçük bir alev buhurunda...
    Çocuksun hala fark ettin mi? Tüyü bitmemiş kuş. Açsın bir şeylere, bir türlü dillenemedin. Okşamak istiyorsun boş mavileri; kanatlanamadın. Sırtın on yedilerde. Yüzünü sürgün ettin, bozgunlarına boyun eğmiş mekanlarına...




    *Tutsak Mektuplar(Mektup)2004 yedi harf Yayıncılık



    [​IMG]



    Üç hafta önce küçük el radyoma kavuştuğumda, gecenin yalnızlığında ilerlerken rastladım size ve yitik adreslerin şiir soluklu sakinlerine; Mavi Ada'nın can dostlarına.
    O zamandan beri, ömrünü fırtınalı denizlerde geçirmiş bir denizcinin, yıllar boyu hayal ettiği huzur limanına tam girerken, birden rota değiştirip yeniden dalgalı denizlere açılmasındaki yanlışa düşmeden rotamı tam olarak Mavi Ada'ya çevirdim. Güneş görünmezliğin derinliklerinde iyice kaybolduğunda ve bizler yataklarımıza çekildiğimizde; kulaklıkları da taktığımız işte o an kafesimizden havalanıp, mavi denizin enginliklerin ...




    ARAZ (Roman) 2005 yedi harf Yayıncılık



    [​IMG]



    Şu anda okumakta olduğunuz bu roman, duymak istediğiniz hiçbir şeyi söylemiyor. Duymaktan korktuklarınızı okuyacaksınız bu kırık aşk hikayesinde...
    Küçük bir sahil kasabasında başlayıp, İstanbul'da sonlanan bir serüven...
    Hayallerinde yaşattıkları büyük şehir İstanbul'da yolları kesişen üç kişi...
    Ve her şeyi, başlarken bitiren o cümle...
    "yalnızım; çünkü sen varsın"



    Susacak var(Roman)2006 yedi harf Yayıncılık



    [​IMG]



    Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki, küçük bir kız çocuğusunuz, o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı içinden gözleriyle birlikte. Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu karar aşka da çocuk kalırken?



    Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur? Siz henüz adım atmadığınız halde görünen ufkunun çetrefilliğinde, yolları daha mı hızlı yürünür, gidilir? Ayrılıkla başlayan bir şarkının nakarata geldikçe vuslata ters ilerleyen sözlerinde, müziği daha mı kavuşulacakmış gibi dinlenir?


    Mavi Ev Yediharf YayıncılıkOcak 2007
    Roman / Edebiyat


    [​IMG]


    Bir özgürlüğe mâl olmuş hayat, hayat değildir; bir hayata mâl olmuş özgürlük de özgürlük değildir.


    Beni Susarken Bölme

    Yediharf Yayıncılık- Mart 2008
    Şiir / Edebiyat



    [​IMG]




    Satır aralarındaki sızıntıda kendimi ele veriyorum
    Halbuki ben sana seni gösteren bir aynaydım
    Dökülseydi sırlarım
    Sende göremeyecektin
    Ben ki kendimi yine sırlardım
    Sen kendine yine aynalar bakmasaydın
    Buldun mu yüzüne en uygun olanını
    Ve ağrılarını saklayabildin mi sırsız aynaların sırrına
    Kulaklarıma sağır sesler peydahladım
    Beni susarken bölme


    Az daha doğduğumuz öyküde ayaküstü ölüverecektik
    Anamızdan emdiğimiz acılar burnumuzdan gelecekti az daha
    Dipsizliğin de bibi tutarmış sandık sanma oyunlarımızda
    Meğer suskunluğumun dibi karaymış,ben kuyu sanmışım
    Beni susarken bölme


    bAŞKa (Ayrılık Ayrı, Aşk Bitişik Yazılır)

    Roman / Edebiyat

    Destek Yayınları -Mart 2010

    [​IMG]




    Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim gözyaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan... diyebildi sadece. İşte gidiyordu. Bir daha hiç dönmeyecekti. Bir daha hiç olmayacaktı. Sadece bir gitme çıkabildi dudaklarımdan.

    Yüzüme baktı ve artık sözlerin merheme yara olmaya başlamışsa, içimdeki seni sus, içindeki beni duy dedi ve sırtındaki ceketimi bankın üzerine bırakarak yürümeye başladı. Son sözleri bunlar olmamalıydı! Arkasından beni hiç almadığın hayatından böyle ucuz kovamazsın! diye bağırdım. Geriye döndü ve davet edilmediğin yerden kovulmazsın. dedi. Son sözüydü. Gitti...


    Eyvallah - Araz''dan Kayra''ya Aşk Fısıltıları -
    Aralık 2010
    Roman / Edebiyat


    [​IMG]


    Kayıp Yüzyılın Prensesi - Oylum
    Roman / Edebiyat



    [​IMG]




    Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?

    İnsanın terk edildiğinde değil, unutulduğunda yalnızlaştığını ve unutulmanın insanoğluna verilmiş en büyük ceza olduğunu... insanı asıl yalnızlaştıranın, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamak olduğunu...

    Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?

    Başkalarının gözlerindeki ışığı görebilmemiz için, önce kendi gözlerimizdeki karanlığı aydınlatmamız gerektiğini. Ön yargıların insan ruhunun felçli yanı olduğunu. En çok önyargı sahibi insanların, benim kesinlikle önyargılarım yoktur! diyen insanlar olduğunu... yanılgı, yenilgi ve pişmanlık doğurduğunu... özgün düşünceye pranga vurduğunu... insanın kendinden ne kadar eminse, yanılmaya da o kadar yatkın olduğunu ve insanları yargılamanın, onları sevmeye engel olduğunu...

    Ama en çok; insanın, tanrının kendisine bahşettiği mükemmelliği bozmayacak kadar mükemmel olmadığını öğrettin...

    Rüyalarında ve masallarında başka başka hayal dünyalarının tadını çıkaranlar, bunun bedelini uyandıklarında hala aynı dünyada olmanın tahammül edilemez hafifliği ile öder.

    Teşekkürler Darcy...

    Prensesliğimi, bana kendi masalımdan anlattığın için...



    [​IMG]

     
  6. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Eklendiniz :)





    "Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi" Kitabı;



    [​IMG]
    Kitabın Yazarı : Kahraman Tazeoğlu
    Kitabın Yayınevi : Yediharf Yayıncılık


    Basım Tarihi : Mayıs 2008


    Ölü Bir Kentin Alfabesi Açıklama

    Ben hiç mutluluktan delirmedim ama delirmekten mutluyum. Herkes bana acıyor, asıl şizofrenin kendileri olduğunu bilmeden.
    Biliyorum çok çirkinim. Kentin içine girersem beni dışarı kusar. Oysa ben iç kanamalı bir hastayım ve kendime gölgesiz bir akşamüstü arıyorum.
    Sürgün yayınlarımdan vurgun yemek hoşuma gidiyor her gece ölü bir kıza mektuplar yazıyorum. Fırtına yüklü gemileri kanımda yüzdürüyorum. Artık adımı unutmaya başladım. Ne mutlu...










     
  7. » Rєиgαгєик «

    » Rєиgαгєик « Active Member

    Katılım:
    3 Mayıs 2011
    Mesaj:
    30,765
    Ödül Puanları:
    36
    Cinsiyet:
    Kadın
    Meslek:
    Öğretmen
  8. »YaraĻı♥KaĻP«

    »YaraĻı♥KaĻP« <i><b><font face="Arial">Dünyanın neresnde olursn

    Katılım:
    28 Temmuz 2011
    Mesaj:
    526
    Ödül Puanları:
    0
    konum çöpe gitti benide ekleyin bari ne yapalım aslında konuyu birleştirseniz daha makbule geçerdi...
     
  9. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    "Mavi Ada Mektupları" Kitabı;
    [​IMG]
    Kitabın Yazarı : Kahraman Tazeoğlu
    Kitabın Yayınevi : Birey Yayıncılık
    Basım Tarihi : Ekim 2002
    Mavi Ada Mektupları Açıklama

    Ne oldu? Süngüler mi şahlanıyor şimdi? Anlamını lügatte ararken savaşın, cephede yankılanan bu toy ses senin mi? Kibrit kutularında uyuyor kapı gıcırtısından ürperen düşlerin. Vuslatın birinde üflemek için. Küçük bir alev buhurunda... Çocuksun hala fark ettin mi? Tüyü bitmemiş kuş. Açsın bir şeylere, bir türlü dillenemedin. Okşamak istiyorsun boş mavileri; kanatlanamadın. Sırtın on yedilerde. Yüzünü sürgün ettin, bozgunlarına boyun eğmiş mekanlarına...

    Ne oldu? Yorgun zaferlerin bileği mi bükülmüş? Portresi var orta yerde şimdi galibin. Çehresi yüz tutmuş silinmeye. Az biraz belli. Çok kişiye aşina. Sana ırağında ötesi... Hadi kamçıla yine. Dizgini koparmış ukala umutların resmini çizmeye kalkış yine. Kuytularında söktüremediğin şafakların...

    Alnına çalınmış derin çizgilerde simetrisini arardın yalnızın. Duvarların isine iz bırakırdın ellerinle. Bence vazgeç artık karmaşanın formülünü çıkarmaktan.

    Dizi, dizi "ve"ler iniyor hasır iplerine. Ardından Kaf Dağı nın "hiç" köşesine tasmalanmış bucaksız noktalar sıralanıyor işte yine bilmem kaçıncı kez.

    Boğuşamıyorsun kuduz maskenle. Ne oldu? Dilin dönmüyor mu artık o şiire?

    Vardı ya hani "Vurun ulan vurun, ben kolay ölmem..." Ne de yaban bu sözler sana.

    Ya şimdi. Şimdi ne oldu? Kırık kanadındaki ılık kanı çekilip rengi yere mi çalındı? Can çekişemeden zamansız mı can verdi sevdan?
     
  10. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL

    Birleştirme olsun istemem çünkü çok uğraştım bu sayfa için hala da uğraşıyorum :p
    Ekliyorum hemen sizi:t:

     
  11. RAPAEL

    RAPAEL Gözde Üye

    Katılım:
    2 Nisan 2011
    Mesaj:
    94,853
    Ödül Puanları:
    38
    Cinsiyet:
    Erkek
    Konular birleştirildi.
     
  12. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    "Tutsak Mektuplar" Kitabı;
    [​IMG]
    Kitabın Yazarı : Kahraman Tazeoğlu
    Kitabın Yayınevi : Yediharf Yayıncılık
    Basım Tarihi : Ekim 2004

    Tutsak Mektuplar Açıklama

    ...Üç hafta önce küçük el radyoma kavuştuğumda, gecenin yalnızlığında ilerlerken rastladım size ve yitik adreslerinşiir soluklu sakinlerine; Mavi Ada´nın can dostlarına.

    O zamandan beri, ömrünü fırtınalı denizlerde geçirmiş bir denizcinin, yıllar boyu hayal ettiği huzur limanına tam girerken, birden rota değiştirip yeniden dalgalı denizlere açılmasındaki yanlışa düşmeden rotamı tam olarak Mavi Ada ya çevirdim. Güneş görünmezliğin derinliklerinde iyice kaybolduğunda ve bizler yataklarımıza çekildiğimizde; kulaklıkları da taktığımız işte o an kafesimizden havalanıp, mavi denizin enginliklerinde hür ve umarsız kanat çırpıyoruz. Hür olmanın tadına varıyoruz; izinsiz, ruhsatsız ve hatta sevk dilekçesi bile yazmadan, duvarlarla hasbihalin soğukluğundan ayrılarak. Bu kısacık anlar bizim tek düzelik monotonluğumuzda bir soluk alış, bir yudum sevgi, bir nebze ışık oluyor karanlığımıza. İyi ki oradasınız ve daima orada kalmaya devam edin, çünkü biz hep buradayız Kahraman Bey ve Mavi Ada nın can dostları.
    Soner ALKALP






     
  13. »YaraĻı♥KaĻP«

    »YaraĻı♥KaĻP« <i><b><font face="Arial">Dünyanın neresnde olursn

    Katılım:
    28 Temmuz 2011
    Mesaj:
    526
    Ödül Puanları:
    0
  14. »YaraĻı♥KaĻP«

    »YaraĻı♥KaĻP« <i><b><font face="Arial">Dünyanın neresnde olursn

    Katılım:
    28 Temmuz 2011
    Mesaj:
    526
    Ödül Puanları:
    0
    [​IMG]

    eğer bir gün gidersen, bil ki arkanda bana kocaman bir uçurum bırakacaksın. Ve ben o uçurumda, kendi sesimin yankısından bile şüphe etmeye başlayacağım. Zaten güvenebileceğim kaç kişi kaldı ki yanımda?
    - Öyle deme yürek kuytum benim. Sen her zaman sevilen ve hiç yalnız kalmayacak olan birisin. Bunu sana kanıtlayacağım. Ve eğer senin gerçek dostunsam ve yine bir gün gitmek zorunda kalırsam, seni bulduğumdan daha iyi bir yere bırakmalıyım. O zaman dostluğun hakkını vermişim demektir. Zaman zaman sana acı sözler söylemiş olabilirim. Ama bunlar hep senin iyiliğin içindi prenses. Bilirsin dost hep acı söyler. Bir diğerinin hayatını sırtlanmanın gereğidir bu. Sana rağmen, senin için kırabilirim kalbini… unutma çorbayı güzelleştiren ekmeğin bayat olmasıdır bazen…
     
  15. Downey Jr.

    Downey Jr. <b><font face="Tahoma">I am nothing.</font></b>

    Katılım:
    29 Nisan 2011
    Mesaj:
    20,868
    Ödül Puanları:
    36
    Cinsiyet:
    Erkek
    Meslek:
    14 yıldır öğrenciyim.
    Şehir:
    Bursa
    Eklermisiniz.
     
  16. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Eklendin:t:
     
  17. » Rєиgαгєик «

    » Rєиgαгєик « Active Member

    Katılım:
    3 Mayıs 2011
    Mesaj:
    30,765
    Ödül Puanları:
    36
    Cinsiyet:
    Kadın
    Meslek:
    Öğretmen
    Arkadaşlar Fun Club Açarken Yukarda Yer Alan Maddeler Bulunmak Zorundadır..Gerekli Degişikleri Yaparsanız Sevinirim..:)
     
  18. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Tamam canım:sss
     
  19. RÜZGAR

    RÜZGAR <b> Aşık olmak Ölümden zordu.Çünkü,ölümden öte köy

    Katılım:
    29 Mart 2011
    Mesaj:
    45,150
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Bu Konuyu dün ben açıcaktım ama Unutmuşum:sorry:

    Beni de ekler misiniz.

    Konu İçin Teşekkürler.
     
  20. -JоphiєL-

    -JоphiєL- <b><font size="1"><font face="Tahoma">TİME HAS BRO

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesaj:
    30,844
    Ödül Puanları:
    0
    Meslek:
    Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi
    Şehir:
    İstaивuL
    Yine ben kaptım:zehra
    Eklendiniz,rica ederim :)
     

Bu Sayfayı Paylaş